Aziz Eralp KURU

Aziz Eralp KURU - Follow me through the path of GLORY!

Hem değişebilir hem de duyarlı olma özelliğini taşıyan bir kültürü nasıl oluşturabiliriz?

By Eralp KURU | 15 Kasım 2015 | 0 Comment

 

Örgüt kültürü; örgüt tarafından benimsenen baskın değerlerin yani bir anlamda örgüt üyeleri arasında paylaşılan varsayımlar, inançlar, değerler ve normlar kümesidir. Örgüt kültürüne etki eden birçok faktör vardır, ancak genellikle kurucularının karakterlerinden ve görüşlerinden etkilenerek zamanla oluşur. Örgüt kültürü içyapıyı oluştururken aynı zamanda dış çevreyle doğrudan etkileşim halindedir.

Örgütün karakterini oluşturan kültür, örgüt içerisindeki sosyal mimarinin ana kaynağıdır. Bu kültür taklit edilemez ve insanları, sistemleri, süreçleri ve prosedürleri birbirine bağlar. Kültürün birbirine bağladığı öğelerin temelinde insanlar, özünde davranışsal organlar vardır. Duyarlılık ise bu organlardan birisi ve insanın özünde, doğuştan sahip olduğu bir yetidir.

Duyarlı olmak; sevgi ve saygı ile alakalıdır ve empati kurabilmekten geçer.  Duyarlı olduğunuz anda, doğal olarak çiçekleri koparmazsınız, çevrenizdeki şeyleri yok etmemeye, insanları incitmemeye çalışırsınız. Yani gerçekten saygı ve sevgi duymaya dair içten gelen bir arzu taşırsınız.

Örgüt kültüründe sevgi ve saygının izine rastlıyorsak muhakkak duyarlılığa da erişiriz. Duyarlı olmak için yine bu noktada örgütün çeşitliliğe, farklılığa, çalışanlarına ve her bir paydaşına olan yaklaşım ve davranışlarında empati oluşturarak sevgi ve saygı temelinde ilerlemesi gerekir.

Toplum kültürü ve örgüt kültürü arasında alt-üst kültür ilişkisi vardır. Dolayısıyla bu iki olgu birbirinden ayrı düşünülmemelidir. Bir değişken olarak ele alınan kültür; ekolojik, sosyolojik ve psikolojik koşullara göre değişir. Çevresel faktörlerin dinamikliğini göz önünde bulundurarak; örgütler hayatta kalmak istiyorlarsa mutlaka değişmelidirler. Çevresiyle çatışan bir örgüt kültürü uzun süre hayatta kalamayacaktır.

Bu aşamada, çalışma iklimi, yönetim şekli, değerler ve normlar, duyarlılıklar temelinde yeniden tanımlanabilir. Sürekliliğin sağlanması için örgüt kültürü içinde bulunduğu şartlara göre amaçlarını, hedeflerini ve stratejisini yeniden belirleyerek kültürel değişimi tamamlayabilir.

Bir kurum, son derece başarılı olabilir, önemli stratejik hamlelerde bulunabilir, önemli satış rakamları, yüksek karlılık oranları, önemli listelerde yüksek sıraları yakalayabilir. Ancak bu örgüt, basit sevgi hissine ve bu sevgi hissinden oluşan duyarlılığı barındırmayan bir kültüre sahipse ve bunu benimsemeyen paydaşlardan meydana geliyorsa, örgüt paydaşlarının ve dolayısıyla bu örgütün gerçek mutluluğu ve başarıyı yakalaması mümkün olmayacaktır. Örgüt kültürünün odağında olması gereken insani, ahlaki ve toplumsal değerlerin yaratacağı duyarlılık ile mutluluğa, sevgiye ve başarıya doğru olan değişimi tamamlayabilir.

Örgüt içindeki farklılıklara, çalışanlarına, yönetim ve çalışma biçimine göre gelişen duyarlılık, manevi ve sosyal olarak iyi hissettirip, faydalı işler yapabilmeyi sağlar. Dolayısıyla hem örgüt içindeki hem de çevreyle olan ilişkilerin ve iş çıktılarının kalitesi artacaktır.

TAGS

0 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir